ah be Heisenberg
senin belirsizliğini sikeyim!
belirsizliğin başına adın gelmesiydi
seni suçlamaya yüzüm olmayacaktı
şimdi, kendimi her konuda haklı buluyorum
yerli gangster oldum,
burnumdan soluyorum
hızlı nefes alıp vermelerim kalbe zararlı,
ilaç alıyorum,
her sabah aynı saatte kalkıp gazetemi okuyorum.
bi nevi emekli hayatı yaşıyorum.
sosyal medyayı azaltıp
kendimi şiire adıyorum
bahçe işleriyle ilgilenen emekli bir albay gibi
onun geçmiş yükünü ve mutsuzluğunu üstleniyorum
çiçekleri tükürüğe buladığım deneyimlerimle suluyorum
her geçen gün benimle birlikte soluyorlar
ve 'biz' öleceğiz
***
bon appetit
başım çatlıyor
bu şarkıyı bir ay önce de dinliyordum
beynim uyuşuyor
kafatasımı ellerimle parçalayıp önüne sunuyorum,
Fransız usulü az pişmiş bir be-ğin
kabul, aksan yapamıyorum.
***
küçük bir hikaye
işte oluyor, yine baştan başlıyoruz
hep böyle olmuştur, uzunluğu bir metreyi geçmez
yine aynı yere oturup kumaşı katlıyoruz
alıp da işime yaramayan bir metreliklerin yanına gönderiyoruz
üşüyorum,
uyuşuyorum
hissizleşip ölüyorum.
***
servet-i fünun'a selam
bugünkü ilham kaynağım,
birkaç satırıyla tav olduğum şiirdi
aklımda çiçek böcek, daha derinlerde ise kocaman bir göçek
beni bırak, yerin altında susmak bilmeyenler
yazılacak onlarca güzel şey varken
beni kötüye sürüklüyor
kendimi tamamen özgür hissedemediğim son iki satırda
doyasıya küfredip sonra da çıldırabilmeliydim
inandıklarım için
inandığım din için
katil damgası yememeliydim
ve o masada herhangi biri oturabilirdi
buna inandırabilmeliydim
kendime olan güvensizliğimi naklen yayın yerine
el ilanı kullanarak samimiyete dökebilirdim
...
senin belirsizliğini sikeyim!
belirsizliğin başına adın gelmesiydi
seni suçlamaya yüzüm olmayacaktı
şimdi, kendimi her konuda haklı buluyorum
yerli gangster oldum,
burnumdan soluyorum
hızlı nefes alıp vermelerim kalbe zararlı,
ilaç alıyorum,
her sabah aynı saatte kalkıp gazetemi okuyorum.
bi nevi emekli hayatı yaşıyorum.
sosyal medyayı azaltıp
kendimi şiire adıyorum
bahçe işleriyle ilgilenen emekli bir albay gibi
onun geçmiş yükünü ve mutsuzluğunu üstleniyorum
çiçekleri tükürüğe buladığım deneyimlerimle suluyorum
her geçen gün benimle birlikte soluyorlar
ve 'biz' öleceğiz
***
bon appetit
başım çatlıyor
bu şarkıyı bir ay önce de dinliyordum
beynim uyuşuyor
kafatasımı ellerimle parçalayıp önüne sunuyorum,
Fransız usulü az pişmiş bir be-ğin
kabul, aksan yapamıyorum.
***
küçük bir hikaye
işte oluyor, yine baştan başlıyoruz
hep böyle olmuştur, uzunluğu bir metreyi geçmez
yine aynı yere oturup kumaşı katlıyoruz
alıp da işime yaramayan bir metreliklerin yanına gönderiyoruz
üşüyorum,
uyuşuyorum
hissizleşip ölüyorum.
***
servet-i fünun'a selam
bugünkü ilham kaynağım,
birkaç satırıyla tav olduğum şiirdi
aklımda çiçek böcek, daha derinlerde ise kocaman bir göçek
beni bırak, yerin altında susmak bilmeyenler
yazılacak onlarca güzel şey varken
beni kötüye sürüklüyor
kendimi tamamen özgür hissedemediğim son iki satırda
doyasıya küfredip sonra da çıldırabilmeliydim
inandıklarım için
inandığım din için
katil damgası yememeliydim
ve o masada herhangi biri oturabilirdi
buna inandırabilmeliydim
kendime olan güvensizliğimi naklen yayın yerine
el ilanı kullanarak samimiyete dökebilirdim
...
Yorumlar
Yorum Gönder