Şu zamana kadar tek bir dileğim
vardı; hislerimi derin anlamlarla sarıp sayıklamalar yazmak. Yaşamam gerekiyordu; kelimeleri karanlıkla boyamak için kalbimi karartmalıydım.
Daha yeni 18 olmuşum, ailemin
yanında kalmışım hep… Fakat acı
istiyordum, ihtiyacım olan yegâne parçayı… Sonuç olarak, basit şeyleri
büyüttüm ‘tamam budur!’ dedim. Yazmaya daha doğrusu karalamaya başladım. Ateşim
sönünce her biri çöp gibi göründü. Hepsini hiç çekinmeden sildim.
Kimse kusursuz değildir, herkes
mutlaka yalan söyler. Fakat, sana karşı
izlediğim politika ise ‘dürüstlükten’ ibarettir. Bir insanın ayna karşısına
geçince yalan söyleme gibi bir lüksü yoktur.
Yazdıklarım veya cümlelerim seni
kanatmasın, sen hep aradığım ilhamdın. Düşlediğim adamdın. Yansımam olduğunu
hissettirdin ve içinde bulunduğun o güzel karanlık bana ilham kaynağı
oldu. Dudaklarından dökülen ezgili sözcükler, gözlerinden dökülen minik gözyaşları
kalbime dokundu.
Bana özür
borcun yok. Böyle düşünmeni engellemek istiyorum.
Başındaki o küçük dikişle,
saçma kıvrımlı saçınla ve kemikli parmaklarınla seni seviyorum.
Tamamen yitirmeden; bu sevginin
boyutunu değiştirmem gerek, seni rahat bırakmam gerek.
...
Yanımda olmanı istiyorum ‘dost’. Hepsi bu.
Yanımda olmanı istiyorum ‘dost’. Hepsi bu.
Yorumlar
Yorum Gönder