Her şey güzel bir ilkbahar sabahıyla başladı diyerek
mutluluğu resmedebilirdim. Lakin öyle olmadı. Hiçbir zaman… Tıpkı evrim teorisi
gibi duygularımın bir sürece ihtiyacı vardı. Minik oluşumlar büyür, değişir,
gelişir ve karşıma çıkardı. Tanrıya şükür, her zaman yol ayrımına varırdı. Seçmek
üzere oluşturulmuş iki yol… Kaderin cilvesi ya, hangisinin cazip geleceği belliydi
ve ‘bayan mantık’ o tarafa doğru sürüklenirdi. Belli olaylara endekslenen beynim
kaçmayı da çok severdi. Buna ayak
uydururdum, çünkü çok kolaydı.
Globalleşen dünyamda değişimler etrafımı sarmıştı. Pekâlâ kabullendim. Benliğimden bir parça koparmasına izin verdim. Toplum içinde yitip giden silik tiplerden kendime yer de edindim. Dayanamadım fazla… Örümcek ağlarıyla kapladığım kalbimi tek kurşunla temizledim.
Globalleşen dünyamda değişimler etrafımı sarmıştı. Pekâlâ kabullendim. Benliğimden bir parça koparmasına izin verdim. Toplum içinde yitip giden silik tiplerden kendime yer de edindim. Dayanamadım fazla… Örümcek ağlarıyla kapladığım kalbimi tek kurşunla temizledim.
Yorumlar
Yorum Gönder